Günün ilk ışıklarıyla birlikte uyandım ve hemen Merve’nin yatağının kenarında onun uyanmasını bekledim. Gözlerini açtığında, ona sevgi dolu bir miyav sesiyle “Günaydın” dedim. Yatağımdan iner inmez hemen kahvaltı masasına doğru yönlendim. Orada lezzetli kedi mamasım ve taze su kabım hazırdı.
Karnımı doyurduktan sonra salonun rahat koltuğunda uzandım ve güneşin içeri dolan sıcak ışıklarında ısındım. Öğleden sonra ise penceremden dışarıdaki kuşları izlemeye başladım. Onların uçuşunu, cıvıltılarını ve renklerini merakla gözlemledim.
Merve evdeyken oyunlar oynayarak zaman geçirdik. Onunla etrafımdaki oyuncakları paylaşıp, tüylü topu peşinden koşturduk ve ben onunla oynamak için en sevdiğim tünelimden geçtim. Evde geçen zamanlarımızı gerçekten keyifle geçiriyordum.
Öğleden sonra, evin farklı köşelerine gizlenmeye bayılıyordum. Bu, kedi tırmalama tahtamın altında veya dolabın arkasında olabilirdi. Gizlenirken eğlenceli anlar yaşadım ve Merve beni aradığında onunla kısa süreli saklambaç oyunları oynadık.
Akşam yemeği zamanı geldiğinde tekrar mamamı yedim ve karnımın mutlulukla dolması beni sevindirdi. Gecenin ilerleyen saatlerindeyse yavaşça yatağıma doğru yönelip, yorgunluktan uykuya daldım.
Dışarıya çıkmayan bir ev kedisi olarak hayatım belki dış dünyayla sınırlı gibi görünse de, evde geçirdiğim her an dolu dolu ve sevgiyle doluydu. Merve’nin şefkatli ellerinde ve evdeki güvenli ortamda mutlu bir kediydim. Benim için en önemli şey, sevildiğimi hissetmek ve evimde huzurla yaşamaktı.
Yorum bırakın